“BİR MİLYON YILDIZLI” ÇADIRLARDA UYUMAK!

21. Yüzyıl insanının hayatı hızlı tüketen bir döngüye geçtiğini artık hepimiz biliyoruz. Bunun yüzlerce sebebi olabilir; tüketim çılgınlığı, teknoloji bağımlılığı, kopuk ilişkiler veya doğadan uzaklaşma… Şüphesiz insan bu kısır döngü içerisinde, stres ve monoton yaşamın esiri haline geldi.Gelin hep birlikte, bu kısır döngünün ufakta olsa dışına çıkıp hayatı farklı bir noktadan yakalayalım. Doğaya çıkın ve kamp yapın hem de “bir milyon yıldızlı” çadırlarda! Kamp yapmanın keyifli yanlarını ele aldık, buyurun birlikte bakalım.

Yıldızların Altında Uyumanın Tadını Çıkarın

Doğada olmak ve özgürlüğün keyfini sürmek. Şehirlerde sıkışıp kalan yaşamlar için böyle güzel bir kaçamak iyi olmaz mıydı? Şüphesiz kamp herkesin yapmak isteyeceği bir şey değil ancak hayatta bir kez olsun bunu deneyimlemek harika olurdu. Belki de çok seveceksin, denemeden bilemeyiz. Kamp yapmak doğada size yeni beceriler kazandıracak. Doğadan daha iyi bir öğretmen yoktur bundan emin olabilirsiniz. Haydi kendine yeni bir yaşam alanı yarat!

Gündelik Hayatın Stresinden Kurtulun

Şehir hayatında, daha günün ilk ışıklarında basit bir metrobüs durağında ya da okuduğunuz bir gazete haberinde bile gerilebilir ve bunu tüm gün boyunca üzerinizden atamazsınız. Motivasyonunuz toplamak zannettiğinizden çok daha fazla zamanınızı alır.

Doğada olmak sizi olumsuz duygu ve enerjilerden izole eder. Doğa sizi özünüze döndürür ve stresten uzak, daha dingin bir yaşam açısı kazanmanıza yardımcı olur. Ayrıca odun ateşinde yapacağınız lezzetli yemekler ve közde demlenmiş çayı yudumlamakta da cabası!

Zinde Hisset

Güneşin doğuşu ile doğada yürüyüş yapmak güzel bir güne başlamak için beklentinden çok daha fazla motivasyon sağlayacak. Kapalı ve sıkıcı spor salonlarında egzersiz yapmak yerine, tertemiz havada oksijeni ciğerlerine çekerek hareket etmiş olmanın zindeliğini yaşayacaksın. İnsan doğada her zaman güçlü ve zindedir. Şehir hayatı bizi miskin ve bitkin hale düşürdü, haydi eski formumuza kavuşmanın zamanı geldi.

Kendini Keşfet

Şehirde her şeye kolayca erişmek, şüphesiz kendi becerilerimizi keşfetmememizin önüne geçti. Bir şeyleri başarmak anlamsızlaştı ya da basitleşti. Bu yüzden özgüvenimizi bir türlü kazanamıyoruz.

Doğada yaşamak, insana yeni beceriler kazandırır. Hiç yapmadığın şeyleri dener, bazı zorlukların üstesinden gelir ve bir şeyler yaşamanın mutluluğuna ulaşırsın. Doğada hayatta tutunmayı öğrenmek sizi normal hayatta güçlü kılar.

Az Çoktur

İskandinav kültüründe az çoktur/less is more felsefesi bize aslında mutlu ve basit yaşamın sırrını açıklıyor. Hayatımızdaki fazlalıkların bizi mutsuzluğa ve tatminsizliğe ittiği ne yazık ki bir gerçek. Monoton şehir yaşamında fazlalıkların farkına varmak çokta mümkün olmuyor çoğu zaman.

Kamp alanında az miktarda eşya ile yaşayabilince, aslında çokta şeye sahip olmanın bir anlam ifade etmediği gerçeğini öğrenirsin. Güzel ve mutlu bir yaşam için bir ev dolusu eşyaya gerek duymadığını anlarsın. Çünkü kampta, bir çadır, bir sandalye işinizi görecek, mutfağınız olan kamp ateşinde çok daha fazla keyif alacaksınız.

Kamp Ateşi

En son ne zaman verimli ya da keyifli bir sohbet ettin arkadaşınla? Telefondan, sosyal medyadan uzak. Çevremizde ilgimizi dağıtabilecek onlarca şey varken, sohbet etmek aklımıza en son gelen eylem. Şehir hayatında bu çevreden izole olmak maalesef çok mümkün değil.

Güzel bir günün sonunda, kamp ateşi yakmak inan bana iyi hissettirecek. Yanan ateşi izlemek, terapi misali ruhunu dinlendirecek. Kamp ateşinde arkadaşlarınla yapacağın uzun ve keyifler sohbetlerde cabası. Kamp arkadaşlıkları ve bağları güçlendirir.

Kamp yapmak için daha birçok neden varken hala “bin yıldızlı çadırlar” yerine beş yıldızlı otelleri mi tercih edeceksin?


RoarCamp
28-12-2018